Skip to content Skip to navigation

Uzay-Fizik

Uzay-Fizik

Buradasınız

Genel görelilik kuramı, ışık hızıyla yol alan ve uzay-zamanın dokusunda değişikliklere sebep olan kütleçekimsel dalgaların varlığını tahmin eder. Ancak bu dalgaları doğrudan gözlemlemek çok zordur. Çünkü uzayza-mandaki etkileri çok zayıftır. Örneğin Dünya ile Güneş’in arasından geçen kütleçekimsel dalgalar iki gök cismi arasındaki mesafenin atom çekirdeği ölçeğinde değişmesine sebep olur. Bu yüzden Einstein, genel görelilik kuramını ilk geliştirdiğinde kütleçekimsel dalgaların hiçbir zaman gözlemlenemeyeceğini düşünmüştü. 

Bir grup araştırmacı, KIC 9832227 olarak bilinen yıldız çiftinin 2022’de birleşip patlayarak kısa süre için de olsa gökyüzünün en parlak nesnesi haline gelebileceği tahmininde bulundu. 

Ocak’ta Gezegenler ve Ay Ne Durumda?

Waterloo Üniversitesi’nden araştırmacılar yılda yaklaşık 10 kara delik tespit edecek bir yöntem geliştirdi. Bu yöntemle bulunacak yeni kara delikler, şimdiye kadar bilinen kara deliklerin sayısını iki yıl içinde ikiye katlayabilir.

Sahipler kavgadan nefret eder. Aslında nefretten de. O yüzden kavgacılarla kavga etmezler. Onlar gibi olurlarmış. Temizlemek bana düşer. Arındırıcı her şeyi ve herkesi temizleyebilir. On milyon derece.

 Belki de pek çoğunuz bu soruya “Mümkün değil!” yanıtını verecektir. Gülle gibi topların suda yüzdüğü nerede görülmüş, değil mi? Peki, tekrar düşünmeye ne dersiniz?

Dünya’ya çarpan göktaşları meteorit olarak isimlendiriliyor. Meteoritler çok değerli jeolojik örnekler. Çünkü insanlı ya da insansız uzay araçlarının henüz gitmediği gök cisimlerinin yapısı hakkında bilim insanlarına doğrudan bulgular sağlayabiliyor.

Sayfalar

Konuda Ara