Roger Bacon’ın Bilimsel Çalışmaları I

Orta Çağ’da yaşayan Roger Bacon doğa bilimleri, aritmetik, geometri, optik, coğrafya, astronomi, simya ve dil bilimi konularında araştırmalar yaptı ve bu konuların birçoğuna özgün katkılarda bulundu.

Sezgisel ve teolojik yaklaşımın yaygın olduğu bir zaman dilimi olarak kabul edilen Orta Çağ’da yaşayan Roger Bacon doğa bilimleri, aritmetik, geometri, optik, coğrafya, astronomi, simya ve dil bilimi konularında araştırmalar yaptı ve bu konuların birçoğuna özgün katkılarda bulundu. Çalışmalarının sonuçlarını temel olarak Opus Majus, Opus Secundum ve Opus Tertium adlı kitaplarında derledi.

Bacon, “yedi özgür sanat” olarak isimlendirilen ve gramer, retorik, diyalektik (mantık), aritmetik, astronomi, geometri ve müzik alanlarının öğretilmesine dayanan tipik bir Orta Çağ eğitimi aldı. O dönemin önemli eğitim ve araştırma kurumları olan Oxford ve Paris üniversitelerine devam etti. Entelektüel gelişiminin biçimlenmesinde Oxford’da hocası olan Robert Grosseteste’nin(1168-1253) derin etkisi oldu. Sezgisel ve metafizik temelli bir ışık kuramı geliştiren Grosseteste’nin etkisiyle optik konusuna yönelen Bacon, düzlem ve küresel yüzeylerde ışığın kırılma davranışını deneysel olarak araştırdı. Teolojiye de ilgi duyan Bacon, Papa IV. Clemens’in yönlendirmesiyle tartışmalı dinî meselelere makul çözümler önerdiği eserler yazdı. Çalışmalarında izlediği deneysel yöntem ve geliştirdiği rasyonel yaklaşım, skolastik öğretiye karşı farklı bir düşünme biçimi ortaya koyduğunu gösterir.

Bilgi Üzerine: Scientia Experimentalis

Felsefenin amacının var olanların doğalarının ve niteliklerinin anlaşılmasını sağlamak olduğunu savunan Bacon’a göre bilginin üç kaynağı vardır: otoriteler, akıl ve deney.  Ancak otoriteler akıl olmadan yetersiz olduğu ve akıl yürütme sonucu ortaya konulan önermeler deneylerle doğrulanamadığı sürece hakikate ulaştıramayacağı için deney kesinliğin tek ve en yetkin kaynağıdır. Deney dışsal ve içsel olmak üzere iki çeşittir. Birincisi dışsal duyulara ve matematiğin sağladığı kesinliğe dayanarak sonuçlarını formüle eder. İkincisi ise ilhamın sonucu olan içsel bilgidir. Böylece Bacon’ın bilgi anlayışının deney-akıl birlikteliği üzerine temellendirilmiş bir düşünce sistematiğine sahip olduğu ve bu sistemde deneyin diğer bilgi edinme yollarından farklı olarak ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğu anlaşılır. Ayrıca doğanın temel ilkelerinin deneyle keşfedilebileceğini, doğru ve kesin bilgiye yalnızca deneyle ulaşılabileceğini vurgular. Aynı zamanda bilgiyi, bilinen şeyin (nesne) bilenin (özne) üzerindeki etkisi olarak tanımlar. Bu tanımdan bilgiyi özne ile nesne arasındaki etkileşimi üzerinden ele alan geleneksel özne-nesne ikilemine göndermede bulunduğu anlaşılır.

roger bacon
İngiliz filozof Roger Bacon (1213-1292)

Bacon’a göre bilgi üzerine derinlemesine düşünmeyi gerektirecek önemli bir konudur. Çünkü bilginin, Kilise’nin yönetilmesi, inanç ilkelerinin hiyerarşik olarak düzenlenmesi, inanmayan kişilerin iman etmesinin sağlanması, toplumsal ve ahlaki düzenin korunması olmak üzere dört önemli işlevi vardır.

Bilgi hakkındaki açıklamaları birçok açıdan dikkat çekici olmakla birlikte Bacon’ın bilgiye teolojik bir işlev yüklemesi, matematik ve doğa bilimleri alanlarında çalışmış olmasına ve deneyin kesin bilginin kaynağı olduğunu savunmasına rağmen teolojik bakışın dışına çıkamadığını gösterir.

Resim2
Ann Ronan Picture Library / Heritage Images / SPL

Dönemin entelektüellerinin düşünce dünyalarında bu iki karşıt yaklaşımın bir arada bulunması, Batı Orta Çağ felsefesinin ve biliminin yorumlanmasında uzlaşma imkânı bulunmayan değerlendirmelere yol açmıştır. Mesela Francis Bacon (1561-1626) Orta Çağ Dönemi’ni bilim ve felsefe açısından bütünüyle verimsiz kabul ederken bilim tarihçisi ve felsefecisi William Whewell (1794-1866), “Roger Bacon’ın eserleri, içerdiği bilgi bakımından çağının çok ötesinde olmakla kalmayıp deneyin üstünlüğünü ileri sürmesi ve bu konuda tefekkür etmesi bakımından dönemin düşünsel yapısından o kadar farklıdır ki böyle bir karakterin o dönemde nasıl var olabildiğini kavramak zordur.” der. Buna karşın Pierre Duhem (1861-1916) “Bacon, iddia edilenlerin aksine deneysel yöntemi modern anlamıyla kavramış değildir.” şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştur. Lynn Thorndike (1882-1965) ise Bacon’ın deney anlayışının daha önceki kaynaklardan edindiği deneysel yaklaşımın Orta Çağ versiyonunu oluşturmaktan öteye gidemediğini savunur ve bilim ile doğaüstü olan arasındaki sınırı belirlemekte başarısız olduğunu belirtir. Bu iddiaya göre Bacon, okült yani doğrudan  özlemlenemeyene  dair bilgiyi deneysel yöntemin merkezine yerleştirmiştir. George Sarton (1884-1956) da Bacon’ın deneye vurgu yapmasını değerli bulmakla birlikte bilim ve doğaüstü olanı birbirinden ayırmayı başaramadığını ileri sürer.

Matematik Çalışmaları

Bacon, Opus Majus’un dördüncü kısmını matematiğe ayırmıştır. Burada matematiğin değeriyle ilgili düşüncelerini aktarır. Ona göre dört temel bilim vardır ve bunlar olmadan diğer bilimler anlaşılamaz ve “şeylerin bilgisi” (doğadaki varlıkların ve olguların bilgisi) güvence altına alınamaz yani bilginin doğruluğu ve güvenirliği sınanamaz. Matematik, bütün bilimlerin kapısı ve anahtarıdır. Batı Orta Çağ entelektüelleri, matematiği uzun süre ihmal ettikleri için tüm çalışma sistemleri bozulmuştur. Oysa matematik bilmeyen bir kimse ne diğer bilimleri ne de doğada gerçekleşen olayları anlayabilir. Daha da kötüsü bu kimse kendi cehaletinin farkına da varmaz. Hâlbuki matematik, zihni kesin bilgiye ulaşacak bilişsel seviyeye yükseltir. Matematik bilen kimse onu diğer bilimlerdeki problemlerin çözümünde doğru şekilde kullandığında doğru, kesin, sistematik ve etkili sonuçlara ulaşabilir. O yüzden bilginler matematiğin her bilim için gerekli olduğunu belirtir. Mesela Boetius “Eğer bir araştırmacı matematik bilmiyorsa gerçeği keşfetme yeteneği çok sınırlıdır, hakikat hakkında doğru bir kavrayışa sahip olamaz, felsefeye yatkınlık kazanamaz ve tüm öğrenme bilgisini kaybetmiştir.” der.

Resim3 1

Universal History Archive \ Uig / SPL

Roger Bacon’ın 13. yüzyılda derlediği bir eserde yer alan ve göze giren ışığı gösteren diyagram.

Bacon’ın matematiğe ve işlevine verdiği bu değer, Fârâbî’den (870-950) etkilendiğini açıkça gösterir. Nitekim “Alpharabius (Fârâbî’nin Batı’da bilinen adı), matematik olmadan gramer ve mantığın derinlemesine kavranamayacağını açıkça ortaya koyar.” der. Açıklamalarında öne çıkan düşüncelerden biri, insanın matematiksel hakikatleri kavrama becerisine doğuştan sahip olduğudur. Böylece Antik Yunan’da yaygın olan matematiğin duyuya değil akla dayandığı görüşünü benimsediği anlaşılır. Matematiğin gerekliliğine ilişkin Bacon’ın öne sürdüğü bir diğer neden de “İnsan için bilme sürecinde doğal yol kolay olandan daha zor olana doğrudur.” diyerek matematiği en temel disiplin olarak tanımlamasıdır. Bir diğer değerlendirmesi ise din bilginlerinin matematik bilmemelerinin kabul edilemez olduğudur. Ayrıca insanın kavrayış gücünün matematik sayesinde arttırılacağını savunur. Bu bağlamda İbn Rüşd’e (1126-1198) göndermede bulunarak “doğanın matematik yapıda olduğunu” yani matematiğin yasalarına göre işlediğini ileri sürer. Matematiğin değişmez ilkelere dayanan kesin bir bilim olduğunu belirten Bacon’a göre matematik olmaksızın diğer bilimlerde şüpheli ifadeler, görüş farklılıkları ve sayısız hata oluşur. Bu yüzden diğer bilimlerde zorunluluk yoktur yani değişebilen olgulara dayanır. Bacon’ın bu anlatılanların çok büyük bir kısmını Aristoteles (384-322) ve İslâm dünyasında yetişen bilim insanlarından derlediği anlaşılır.

Gelecek sayımızda Roger Bacon’ın çalışmalarını ele almayı sürdüreceğiz.

Kaynaklar:

  • Bacon, R.,“The Opus Majus (Selections)” (pp. 3-110), Selections from Medieval Philosophers II Roger Bacon to William of Ockham, Ed. And Trans. Richard McKeon, New York: Charles Scribner’s Sons, 1930.
  • Bacon, R., The Opus Majus of Roger Bacon, Vol. 1, Trans.: Robert Belle Burke, Philadelphia: University of Pennsylvania Press, 1928.
  • Hackett, J., “Roger Bacon on Scientia Experimental” (ss. 277-315), Roger Bacon and The Sciences Commemorative Essays, Ed. Jeremiah Hackett, Leiden: Brill, 1997. Easton, S. C., Roger Bacon and His Search for A Universal Science, Reconsideration of the Life and Work of Roger Bacon in the Light of His Own Stated Purposes, New York: Columbia University Press, 1952.

İlgili Konular

Bilim Tarihi, Optik, Bilim Tarihinden Notlar

Bunları da Beğenebilirsiniz

Popüler İçerikler

Elli yılı aşkın bir aradan sonra insanlar yeniden Ay’a ayak basmaya hazırlanıyor. NASA önderliğinde..
Microsoft araştırmacıları, yüksek enerjili lazer aracılığıyla camın yapısında deformasyonlar oluşturularak verilerin kodlanmasını sağlayan bir..
Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinde kullanılan iki ana programlama stili var: sembolik programlama ve yapay..

Giriş Yapmanız Gerekiyor !

Abonelik işlemlerini görüntüleyebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
 Mevcut bir hesabınız varsa yönlendirileceğiniz sayfadan giriş yapabilirsiniz.
 Henüz üye değilseniz, “Hesap Oluştur” sekmesinden kolayca yeni bir hesap oluşturabilirsiniz.

Abonelik Seçenekleri

Dergimize abone olmak için aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz.

Dijital Abonelik

Fiziksel Abonelik (Basılı Dergi)

Fiziksel abonelik, derginin her sayısının basılı olarak adresinize gönderilmesini kapsar. Abone olduğunuz süre boyunca derginin tüm yeni sayıları düzenli olarak tarafınıza kargo ile ulaştırılır.
Fiziksel abonelik ve tek sayı satın alma işlemlerini, TÜBİTAK Yayınlar web sitesi üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

İçeriğin Devamı ve Etkileşim Özellikleri Abonelere Özeldir

🔒 Bu içeriğin tamamı ve etkileşim özellikleri yalnızca dijital abonelere özeldir.

Henüz bir hesabınız yoksa Bilim ve Toplum OGS sistemi üzerinden kolayca yeni bir hesap oluşturun.
Gönderiyi kaydetmek,  ya da okumaya devam etmek için lütfen giriş yaparak dijital abonelik işleminizi başlatın.