Neden Tamamen Tokken Bile Tatlı İçin Midemizde Yer Vardır?

Tok olsak bile tatlı yeme isteğimizde ana yemeğin tatlarına verilen duyusal tepkinin azalması, midenin esneyebilmesi ve şekerli yiyeceklerin beyinde hazla ilişkili bölgeleri uyarması birlikte rol oynar.

banusevim/iStock

Doyasıya yediğimiz bir yemek sonunda artık tek bir lokma bile yiyemeyeceğimizi hissettiğimiz anda bile çoğumuz için tatlıya hâlâ yer vardır. Tatlıya olan düşkünlükten kaynaklı öznel bir durum gibi algılansa da bu olgu aslında bilimsel olarak kanıtlanmış bir dizi psikolojik ve fizyolojik sürecin somut bir sonucudur. Ana yemeği bitirdiğimizde “doymuş” hissetmemize rağmen midemizde tatlıya yer kalmasının en önemli sebeplerinden biri, “duyuma özel tokluk” adı verilen, aynı tür tatların beyinde oluşturduğu bir tür bıkkınlık durumudur. Bu durumda ana yemeklerde genellikle baskın tatları oluşturan tuz ve baharatlara karşı beyindeki duyusal yanıt azaldığından dolayı tatlı seçeneği cazip hâle gelir.

Bir diğer neden ise midenin mekanik uyum yeteneği olarak tanımlayabileceğimiz “mide akomodasyonu”dur. Midenin hacminin çoğunlukla sabit olduğu düşünülse de aslında mide, içine yiyecek girdiğinde genişleyebilen kaslı bir yapıdır. Özellikle şekerli gıdalar, beyinle mide arasındaki iletişimde rol oynayan vagus sinirini uyararak midenin üst kısmındaki kasların gevşemesine neden olur. Bu fiziksel gevşeme de ana yemekle dolmuş olan midede tatlı için bir “boşluk” yaratır. Ayrıca fazla mekanik sindirim gerektirmeyen yumuşak ve şekerli gıdalar, midenin bu uyum mekanizması sayesinde kolayca tolere edilebilir. Kallavi bir ana yemek karında şişlik hissi oluştururken dondurma ya da sütlaç gibi hafif bir tatlı midenin yükünü çok az artırır ve midenin esneyerek tatlıya yer açması pek de zor olmaz.

Tokken bile tatlıya sıcak bakmamızın en önemli sebeplerinden biri de hedonik (haz odaklı) açlık olarak adlandırılan ve şekerli yiyeceklerin beynin dopamin temelli ödül sistemini harekete geçirmesine dayanan olgudur. Şeker oranı yüksek gıdalar beyindeki haz merkezlerini uyararak tokluk sinyallerini geçici olarak devre dışı bırakabilir.

Kaynaklar:

İlgili Konular

Fizyoloji

Bunları da Beğenebilirsiniz

Popüler İçerikler

Evrenin nasıl oluştuğu, geçirdiği değişimler ve geleceği hakkında önemli bilgiler taşıyan atom altı parçacıklar..
Haziran ayının en etkileyici gök olayı, gökyüzünün iki parlak gezegeni Venüs ve Jüpiter’in birbirine..
Elli yılı aşkın bir aradan sonra insanlar yeniden Ay’a ayak basmaya hazırlanıyor. NASA önderliğinde..

Giriş Yapmanız Gerekiyor !

Abonelik işlemlerini görüntüleyebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
 Mevcut bir hesabınız varsa yönlendirileceğiniz sayfadan giriş yapabilirsiniz.
 Henüz üye değilseniz, “Hesap Oluştur” sekmesinden kolayca yeni bir hesap oluşturabilirsiniz.

Abonelik Seçenekleri

Dergimize abone olmak için aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz.

Dijital Abonelik

Fiziksel Abonelik (Basılı Dergi)

Fiziksel abonelik, derginin her sayısının basılı olarak adresinize gönderilmesini kapsar. Abone olduğunuz süre boyunca derginin tüm yeni sayıları düzenli olarak tarafınıza kargo ile ulaştırılır.
Fiziksel abonelik ve tek sayı satın alma işlemlerini, TÜBİTAK Yayınlar web sitesi üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

İçeriğin Devamı ve Etkileşim Özellikleri Abonelere Özeldir

🔒 Bu içeriğin tamamı ve etkileşim özellikleri yalnızca dijital abonelere özeldir.

Henüz bir hesabınız yoksa Bilim ve Toplum OGS sistemi üzerinden kolayca yeni bir hesap oluşturun.
Gönderiyi kaydetmek,  ya da okumaya devam etmek için lütfen giriş yaparak dijital abonelik işleminizi başlatın.