Nature Communications dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kahvenin olumlu etkileri kısmen polifenollerle ve polifenollerin bağırsak mikroorganizmaları üzerindeki etkileriyle ilişkili olabilir. Hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve; sindirim işlevlerini, ruh hâlini ve bilişsel performansı olumlu etkileyebiliyor. Bu etkilerin ortaya çıkmasında kahvenin bağırsak mikroorganizmaları ile kurduğu etkileşimlerin rolü olduğu biliniyordu ancak kahvenin etkileriyle ilgili araştırmalar büyük ölçüde kafeine odaklanıyordu. Oysa kahvenin aynı zamanda polifenol adı verilen ve bitkiler tarafından üretilen bileşikler açısından da zengin olduğu biliniyor. Polifenoller, bağırsak mikroorganizmaları tarafından, bazıları yangı önleyici etkilere sahip olan ve beyin işlevlerini etkileyebilen, biyolojik olarak aktif moleküllere dönüştürülüyor.
Kahvenin fizyolojik etkilerini daha ayrıntılı ele almayı amaçlayan John Cryan ve ekibi, yarısı düzenli kahve tüketen yarısı ise kahve içmeyen 62 sağlıklı gönüllü üzerinde bir deney yaptı. Düzenli kahve içenlerden 14 gün boyunca kahveden uzak durmaları istendi. Ardından katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı ve 21 gün boyunca bir gruba kafeinli diğer gruba ise kafeinsiz kahve verildi. Kahvenin vücut üzerindeki etkilerini anlamak için deneyin belirli aşamalarında katılımcılardan kan, tükürük, idrar ve dışkı örnekleri toplandı ayrıca katılımcıların ruh hâli, bilişsel performansı, stres düzeyi, uyku ve davranış değişimleri takip edildi.
Kahve içmeyenlerle karşılaştırıldığında kafeinli kahve tüketenlerin kaygı düzeylerinin daha düşük olduğu ve dikkat performanslarının arttığı görüldü. Kafeinsiz kahve tüketenlerin ise hafıza testlerinde daha başarılı sonuçlar elde ettiği ve uyku kalitelerinin daha iyi olduğu belirlendi. Ayrıca her iki kahve türünü tüketenlerde stres ve depresyon düzeylerinin daha düşük olduğu gözlemlendi.
Düzenli kahve tüketen katılımcılar kahve tüketimine ara verip yeniden başladıklarında bağırsak mikrobiyotalarının hızla değiştiği görüldü. Sonuçta hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve tüketiminin, yararlı bağırsak bakterilerinde artışla ilişkili olduğu görüldü. Katılımcıların bilişsel test sonuçları ile idrar örneklerindeki polifenol türevi bazı moleküllerin düzeyleri arasında ilişki bulunması, kahvenin bilişsel performans üzerindeki etkilerinin büyük ölçüde kafeinden değil polifenollerden kaynaklanabileceğini düşündürdü. Araştırmacılar bir sonraki aşamada farklı kahve türlerinin etkilerinin incelenebileceğini düşünüyor. Öte yandan sınırlı katılımcı sayısından dolayı sonuçların genelleştirilmesinin sakıncalı olabileceği araştırma ile ilgili eleştiriler arasında.
Kaynak:






