1930’lardan beri yapılan çalışmalar, gök ada ölçeğindeki dinamiklerin gözlemlenen madde miktarıyla açıklanamayacağını gösteriyor.
Bugün bu soruna bir çözüm olarak öne sürülmüş hipotezlerin başında karanlık madde geliyor. Evrenin, ışıkla etkileşmediği için görülemeyen bir tür karanlık madde ile dolu olduğunu öne süren bu hipotez, modern kozmolojide önemli bir yer tutuyor.
Karanlık madde parçacığı olarak öne çıkan alternatiflerden biri kısaca WIMP olarak adlandırılan, zayıf etkileşim aracılığıyla etkileşen parçacıklar. Eğer uzayda gerçekten de WIMP’ler varsa bu parçacıkların bazen birbiriyle etkileşerek yok olması ve bu sırada gama ışınları üretmesi beklenir.
Tokyo Üniversitesinden Tomonori Totani, Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu’nun topladığı verileri analiz ederek Samanyolu Gök Adası’nın halesinden (Samanyolu’nun ana yapısını çevreleyen küresel hacimde yer alan yıldız bulutundan) yayılan gama ışınlarının miktarında bir fazlalık olduğunu tespit etti. Daha da önemlisi Totani’nin çalışmaları 10-100 GeV enerjilerdeki ışıma artışının spektrumunun farazi WIMP parçacıklarından beklenen spektrumla uyumlu olduğunu gösterdi.
Totani’nin iddiası doğruysa karanlık madde ilk kez dolaylı olarak “görülmüş” olacak. Ancak iddianın ne ölçüde doğru olduğunun anlaşılabilmesi için hâlâ bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Tespit edilen fazladan ışımanın kaynağının karanlık madde parçacıkları olduğundan emin olunabilmesi için diğer muhtemel gama ışını kaynaklarının elimine edilmesi gerekiyor.
Detaylı bilgiye Journal of Cosmology and Astroparticle Physics’te yayımlanan makaleden ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar:






