Akıllı cihazlarda yeni eğilim, ekranı kullanıcıların doğal görüş alanına taşımak. Snap’in yeni Specs gözlükleri bu yaklaşımın en iddialı örneklerinden biri. Cihaz el hareketlerini takip eden ve dijital görüntüleri fiziksel ortamla ilişkilendiren bir artırılmış gerçeklik ürünü olarak tanımlanabilir. Ancak yüksek fiyatının yanı sıra tek şarjla kullanılabileceği sürenin sınırlı ve boyutlarının günlük kullanım için görece büyük olması bu ürünün henüz gelişiminin erken aşamalarında olduğu anlamına geliyor.
Meta ise lüks markalarla iş birliği yaparak piyasaya sürdüğü akıllı gözlük modellerine daha ucuz ve yalnızca kendi markasını taşıyan Meta Gözlük isimli yeni bir cihaz ekledi. Bu gözlük, lüks modellere göre daha ucuz ama onlarla benzer özelliklere sahip.
MemoMind One ise kameraya sahip olmayan ancak ekrana mikro ölçekteki projektörle basit düzeyde görüntü yansıtabilen hafif bir gözlük. Oyun veya tam artırılmış gerçeklik gibi özelliklere sahip olmasa da bildirimleri gösterme, canlı çeviri, not alma gibi işlevler sunuyor. Normal gözlük formundaki MemoMind One ayrıca kullanıcıların sorularına yapay zekâ tarafından üretilen kısa cevaplar verebiliyor.

XREAL’ın Google ile geliştirdiği Aura ise farklı bir yaklaşım kullanıyor. Gözlüğün daha hafif olması için işlemci ve pil ayrı bir modülde yer alıyor ve gözlük kablo ile bu modüle bağlanarak çalışıyor. Aura, 91 gramlık kütlesi ve estetik görünümüyle Apple Vision Pro’nun daha hafif bir sürümü olarak değerlendirilebilir. Ancak Android XR ve Gemini desteğiyle çalışan cihaz görece düşük ekran çözünürlüğüne sahip.
Qualcomm’un Snapdragon Reality Elite platformu ise güçlü grafik performansı, yüksek işlem hızı ve internet bağlantısına ihtiyaç duymadan cihaz üzerinde çalışan yapay zekâ desteği sayesinde görüntüyü işlemeyi, anlamlandırmayı ve komutlara hızlı cevap vermeyi kolaylaştırıyor. Tüm bu teknolojilerin hedefi, bilgiyi ayrı bir ekranda göstermek yerine kullanıcının baktığı ortama yerleştirmek.
Kaynaklar:






