100 Yıllık Fermuar Tasarımı Yeniden Şekilleniyor

Fermuarlar kuşkusuz günlük hayatımızı pratik bir biçimde kolaylaştıran malzemelerden biri.
100 Yıllık Fermuar Tasarımı Yeniden Şekilleniyor

Piyaphorn Promnonsri / iStock

Yaklaşık bir asırdır kullanılmakta olan bu malzemenin tasarımı bugüne kadar neredeyse hiç değişmedi: Sahip olduğu çıkıntılar ve oyuklar sayesinde birbirine geçebilen ve karşılıklı dizilmiş iki sıradan oluşan dişler, diş dizilerini bir araya getirmek için kullanılan bir sürgü ve dişlerin kenetlendiği kumaş şeritler. Belki de her gün defalarca kez kullandığımız ancak üzerine pek fazla düşünmediğimiz bu mekanizmanın tasarımı Japon şirketi YKK tarafından yeniden şekillendiriliyor.

Whitcomb Judson’ın patentini aldığı fermuar tasarımı
Whitcomb Judson’ın patentini aldığı fermuar tasarımı

Fermuarın geliştirilme hikâyesi 1850’lere dayanıyor. Mucit Elias Howe 1851 yılında, fermuarın öncüsü sayılabilecek bir tasarımın patentini aldı. Ancak bu tasarım eski kancalı ve düğmeli kapatma yöntemlerinden pek farklı değildi. Kullanımının zor ve üretiminin maliyetli olması nedeniyle de çok fazla rağbet görmedi. Howe bir yandan dikiş makinesi icat etmekle meşgul olduğundan fermuar tasarımını daha geliştirmek için çabalamadı. Dolayısıyla fermuarın tarihinde önemli bir isim olsa da gerçek mucidi olma şansını kaçırdı.

ABD’li mühendis Whitcomb Judson bir dizi düğmenin kullanıldığı çizmeleri ilikleme zahmetini ortadan kaldırmak istiyordu. Bu amaçla 1890’lı yılların başlarında bir sürgü ile birbirine kenetlenen karşılıklı kanca ve halka sıralarından oluşan bir tasarım geliştirdi. Judson 1893’te patentini aldığı buluşunu piyasaya sürerek “fermuarın mucidi” oldu. Ancak bu tasarım kullanışsız olması ve kendiliğinden açılması nedeniyle ilgi görmedi ve ticari olarak başarısızlığa uğradı.

Gideon Sundback’in patentini aldığı fermuar tasarımı
Gideon Sundback’in patentini aldığı fermuar tasarımı

Fermuarın bugün dünya genelinde yaygınlaşması büyük ölçüde Gideon Sundback sayesinde mümkün oldu. İsveçli elektrik mühendisi Sundback, 1913 yılında modern fermuarın mucidi olmasını sağlayacak bir tasarım geliştirdi. Judson’ın tasarımı üzerine çalışarak ortaya çıkardığı modelde ilk olarak kanca ve halkalara dayalı mekanizmadan vazgeçti. Model “Y” biçimli bir sürgüyle çalışıyordu ve sert bir şerit üzerine kenetlenmiş karşılıklı iki diş sırasından oluşuyordu. Bu model günümüzde kullanılan fermuara hayli benzese de “fermuar” kelimesi modelin 1923 yılında bir şirket tarafından yeni bir lastik çizme modelinde kullanılmaya karar verilmesinin ardından ortaya çıktı. Şirket, tasarımdaki dişlerin birleşirken çıkardığı sesten esinlenerek ürüne, fermuar anlamına gelen İngilizce zipper adını verdi.

Üretildiği ilk yıllarda daha çok çizme ve keselerde kullanılan yeni tasarımın giysilerde kullanılmaya başlanması 20 yılı buldu. Fermuar ilk olarak çocuk kıyafetlerine eklendi. Bu malzemenin çocukların kendi kendilerine giyinmelerini sağladığını öne çıkaran pazarlama şirketlerinin başlattığı satış kampanyaları fermuarın popülerliğini artırdı. Erkek pantolonlarında kullanılmaya başlanmasıyla yetişkin giyim sektöründe yaygınlaşmaya başlayan fermuar, ardından kadın kıyafetlerinde de kullanılan bir ürün hâline geldi.

Yüzyıllar boyunca kıyafetleri ya da çantaları kapatmak için düğme, kopça, çıtçıt ya da bağcık gibi malzemeler kullanılmışken fermuarlar sayesinde bu iş çok daha pratik hâle geldi. Giysi, çanta ya da ayakkabılarda açma ve kapatmayı kolaylaştırma, eşyaları güvenle saklama ve dış etkenlere karşı koruma gibi birçok farklı amaçla kullanılabilen fermuarlar gündelik hayata hizmet eden ürünlerin arasında önemli bir yere sahip. Bu malzemelerin uyku tulumu ve çadır gibi kamp ürünlerinden hava geçirmez uzay giysilerine, açık yaraları kapamak için kullanılan bantlardan dalış giysilerine kadar pek çok farklı uygulama alanı bulunuyor.

1910’lu yıllardan beri hayatımızda olan fermuarlar bugüne kadar tasarımsal olarak büyük bir değişikliğe uğramadı. Sağlam, ucuz ve dikiminin kolay olması hâlihazırdaki tasarımların geliştirilmesi üzerine düşünmeyi pek gerektirmedi. Ancak malzeme bilimindeki ilerlemeyle birlikte daha hafif ve esnek özellikte giysiler geliştirilmesi, fermuarların da bu dönüşüme ayak uydurmasını gerektirdi.
1934 yılında kurulan ve dünyadaki fermuarların neredeyse yarısını üreten Japon şirketi YKK, bu durumu göz önünde bulundurarak giyim sektörünün vazgeçilmez parçası fermuar tasarımını birkaç yıl önce yeniden gözden geçirmeye başladı ve AiryString fermuarlarını geliştirdi.

AiryString fermuarları geleneksel fermuarlardan farklı olarak kumaş şeritlere tutturulmuyor. Böylece fermuarın dişleri arada kumaş şerit olmadan doğrudan giysinin kumaşına uygulanabiliyor. Bu da fermuarın daha hafif, esnek ve sade bir tasarıma sahip olmasını sağlıyor. Ayrıca sıradan fermuarlardaki sert şeritleri hafif ve esnek kumaşlardan üretilen giysilere dikmek hayli uğraştırıcıyken AiryString fermuarları bu tip giysilere daha kolay monte edilebiliyor. Bu durum aynı zamanda kıyafetlerin vücutla daha uyumlu hareket etmesini sağlayarak kıyafetin içindeki rahatlık hissini artırıyor.

AiryString fermuarları çevresel etkileri ve maliyet açısından da üstün özelliklere sahip. Geleneksel fermuarlardaki şeritler fazladan kumaş kullanılmasını ayrıca boya ve dikiş işlemlerini gerektirir. Yeni fermuar tasarımı ise hem malzemeden hem de dikiş süreçlerindeki iş yükü azaldığı için işçilikten tasarruf etmeyi mümkün hâle getiriyor. Diğer yandan kumaş ve boya gereksinimi ortadan kalktığı için bu malzemelerin üretim süreçlerinde harcanan su miktarı da azalıyor. Bu da ortaya çıkan atık suların arıtılması için gereken enerji miktarının dolayısıyla karbondioksit salımının azalması anlamına geliyor. AiryString fermuarların %100 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmiş seçenekleri de mevcut. YKK’nin her yıl milyarlarca fermuar ürettiği göz önüne alındığında, bu tasarım değişikliği fermuar üretiminin çevre üzerindeki olumsuz etkilerini küresel ölçekte azaltabilir.

Geleneksel fermuarlardaki kumaş şeritler fermuarın dişleriyle dikileceği malzeme arasındaki bağlantı noktası gibidir. Dikişin uygulanacağı bir yüzey sağlar, fermuarın şeklini ve dayanıklılığını belirler. Dolayısıyla fermuardan şeritlerin çıkarılmasıyla birlikte YKK, üretim sürecinin her aşamasını yeniden gözden geçirdi. Fermuarın dişleri yeniden tasarlandı ve tasarıma uygun şekilde kumaşa sabitlenebilmesi için yeni dikiş makineleri ve üretim ekipmanları geliştirildi.

YKK Uygulama Geliştirme Bölümü Başkan Yardımcısı Makoto Nishizaki, yeni fermuar tasarımlarını geleneksel fermuarlarla karşılaştırdıklarını ve çeşitli kumaşlarda deneyerek defalarca dayanıklılık ve mukavemet testleri yaptıklarını belirtiyor. Sonuçta AiryString fermuarları kullanışlılık açısından çok daha iyi bir performans göstermiş. Özellikle son yıllarda akıllı kumaşların geliştirilmesi ve yapay zekâ destekli üretim süreçlerinin yaygınlaşmasıyla malzeme biliminde sağlanan ilerlemeler düşünüldüğünde, AiryString fermuarlarının küçük bir yapısal değişiklikle tekstil sektörüne önemli yenilikler getireceği düşünülüyor.

Tasarım ve performans odaklı ürünler geliştiren çeşitli giyim markaları AiryString fermuarlarını ürünlerinde kullanmaya başladı. Ancak yeni tasarımın daha fazla marka tarafından benimsenmesi ve yaygınlaşması zaman alacak gibi görünüyor.

Kaynaklar

İlgili Konular

İnovasyon

Bunları da Beğenebilirsiniz

Popüler İçerikler

Elli yılı aşkın bir aradan sonra insanlar yeniden Ay’a ayak basmaya hazırlanıyor. NASA önderliğinde..
Microsoft araştırmacıları, yüksek enerjili lazer aracılığıyla camın yapısında deformasyonlar oluşturularak verilerin kodlanmasını sağlayan bir..
Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesinde kullanılan iki ana programlama stili var: sembolik programlama ve yapay..

Giriş Yapmanız Gerekiyor !

Abonelik işlemlerini görüntüleyebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
 Mevcut bir hesabınız varsa yönlendirileceğiniz sayfadan giriş yapabilirsiniz.
 Henüz üye değilseniz, “Hesap Oluştur” sekmesinden kolayca yeni bir hesap oluşturabilirsiniz.

Abonelik Seçenekleri

Dergimize abone olmak için aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz.

Dijital Abonelik

Fiziksel Abonelik (Basılı Dergi)

Fiziksel abonelik, derginin her sayısının basılı olarak adresinize gönderilmesini kapsar. Abone olduğunuz süre boyunca derginin tüm yeni sayıları düzenli olarak tarafınıza kargo ile ulaştırılır.
Fiziksel abonelik ve tek sayı satın alma işlemlerini, TÜBİTAK Yayınlar web sitesi üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

İçeriğin Devamı ve Etkileşim Özellikleri Abonelere Özeldir

🔒 Bu içeriğin tamamı ve etkileşim özellikleri yalnızca dijital abonelere özeldir.

Henüz bir hesabınız yoksa Bilim ve Toplum OGS sistemi üzerinden kolayca yeni bir hesap oluşturun.
Gönderiyi kaydetmek,  ya da okumaya devam etmek için lütfen giriş yaparak dijital abonelik işleminizi başlatın.