Rochester Tıp Merkezinden araştırmacıların yaptığı bir çalışma, genç yaşta kanser atlatanların biyolojik yaşının kronolojik yaşından daha büyük olduğunu gösteriyor.
Dr. AnnaLynn M. Williams ve arkadaşlarının Nature Communications’ta yayımladıkları sonuçlara göre genç yaşta kanseri atlatmayı başaranlar hem hücresel seviyede hem de zihinsel olarak daha hızlı yaşlanıyor.
Çalışma, St. Jude Çocuk Hastanesinde tedavi görmüş ve kanseri atlatmayı başarmış 1.400 civarında hasta ile ilgili bulgulara dayanıyor. Hastaların çoğu genç yaşta akut lenfoblastik lösemi ya da Hodgkin lenfoma sebebiyle tedavi görmüş. Tamamının kanser tedavisi almaya başlamasının üzerinden en az beş yıl geçmiş ve bazıları tedaviden sonra onlarca yıl hayatta kalmayı başarmış.
Bilimsel çalışmalar, uygulanan tedavinin türünden bağımsız olarak hastaların daha hızlı yaşlandığını gösteriyor. Ancak en hızlı yaşlanma kemoterapi alan hastalarda görülüyor. Bu durum kemoterapinin DNA yapısına zarar vermesine ve büyük çaplı hücresel hasara yol açmasına bağlanıyor.
Araştırmacılar ayrıca hücresel yaşlanma ile bilişsel performans arasında da yakın bir bağlantı tespit etti. Biyolojik yaşı kronolojik yaşının üzerinde olan gönüllüler daha fazla hafıza ve dikkat sorunu yaşıyor.
Devam eden çalışmalar, kanser tedavisinin ivmelendirdiği yaşlanmayı yavaşlatmanın ve hatta tersine çevirmenin mümkün olabileceğine işaret ediyor.
Sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak ve iyi beslenmek gibi sağlıklı alışkanlıklar kanser tedavisinin olumsuz etkilerini azaltıyor.









