1970‘lerin başında doğmuş bir çocuk olarak bilim ve teknik dergisi neredeyse benimle yaşıt. Kendim bildim bileli muhtemelen o zamanlar sadece bu derginin yarattığı bir mikro ortam sayesinde kendimi hep bilime meraklı bir çocuk olarak hatırlıyorum. Elime geçen her sayısını iştahla biriktirmeyi benden daha büyük olan aile dostlarımızdan görerek öğrenmiştim. Daha sonra üniversitede biyoloji okuduğum sıralarda TÜBİTAK popüler bilim kitapları ilk defa yayınlanmaya başladı ve özellikle kaos konusuyla ilgili kitaplar sayesinde benim hayatım da geri dönülmez şekilde bir dönüşüm yolculuğuna girdi. Benim ilgilendiğim konular açısından TÜBİTAK, bilim teknik dergisi ve popüler bilim kitapları olmasa bugün ben ne yapardım çok bilemiyorum. O yüzden benim ve benim gibilerin hayatında Türkiye’de zihin mimarisi oluşturan çok önemli etkenlerden birisi olarak nesiller boyunca hatırlanmaya değer bir iş olduğunu düşünüyorum. Akıl eden emeği geçen herkese gönülden teşekkürler.

