Benim için bilim dünyasının kapıları, 10 yaşındayken komşumuzun evine gittiğim bir gün, çalışma masasının üzerinde gördüğüm Bilim ve Teknik dergisiyle aralandı. Dergiyi elime aldığımda büyük bir merak ve heyecanla sayfalarını çevirmiş, oradaki yenilikleri hayranlıkla okumuştum. Bugün geriye dönüp baktığımda, o anın dünyamı nasıl şekillendirdiğini ve içimdeki araştırma arzusunu nasıl ateşlediğini çok daha net görebiliyorum.
O yıllarda derginin sayfaları arasında filizlenen merak, bugün beni bir akademisyen ve araştırmacı yapan en önemli kıvılcımlardan biri oldu. İki yıl önce Bilim ve Teknik dergisinin ilk sayısına ulaşma imkânı bulduğumda ise, onu elime aldığım anda kendimi yeniden 10 yaşındaki Dilara gibi hissettim.
Bugün de aynı heyecanla, yetiştirdiğim öğrencilere bilimi sevdirmeye ve onlara ilham olmaya çalışıyorum. Hayatımıza dokunan, bilime olan tutkumuzu ateşleyen ve nesiller boyunca bilim insanlarının yetişmesine katkı sunan Bilim ve Teknik ailesine ve emeği geçen herkese en içten şükranlarımı sunuyorum.

