RELHIC’ler oluşumunu tamamlayamamış, “başarısız” gök adalardır. Yeteri kadar madde bulutu toplayamadığı için yıldız oluşumunu tetikleyememiş bu gök cisimleri, büyük oranda karanlık maddeden oluşur. Uzun yıllardır gök bilimciler uzayda bu tür gök cisimleri olduğunu düşünüyor ve tespit etmek üzere araştırmalar yapıyordu. Ancak karanlık madde ışıkla etkileşmediği için RELHIC’leri keşfetmek zordur.
Cloud-9 adı verilen gök cismi ilk olarak üç yıl önce Çin’deki FAST teleskobuyla tespit edilmişti. Gök cisminin bir RELHIC olduğunun doğrulanması ise Hubble Uzay Teleskobu sayesinde mümkün oldu. Hubble gözlemlerinden önce,
Cloud-9’u yeryüzündeki teleskoplarla gözlemleyen araştırmacılar, gök cisminin solgun bir gök ada olduğunu iddia edebilir, hiçbir yıldız gözlemlenememesini ise teleskopların çözünürlüğünün düşük olmasına bağlayabilirdi. Ancak Hubble’ın sağladığı yüksek çözünürlüklü gözlemler, karanlık madde bulutunun hiç yıldız içermediğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde doğruladı ve Cloud-9’un bir RELHIC olduğunu gösterdi.
Cloud-9 yeryüzüne yaklaşık 14 milyon ışık yılı mesafede yer alıyor. Küre biçimli bulutun çapı 4.900 ışık yılı civarında. Gök cisminin içerdiği hidrojen gazının kütlesi Güneş’inkinin yaklaşık bir milyon katı. Sistemdeki karanlık maddenin kütlesi ise yaklaşık olarak Güneş’inkinin beş milyar katı. Gök cisminin Cloud-9 olarak adlandırılmasının nedeni ise yakınında bulunduğu Messier 94 gök adasının civarında keşfedilmiş dokuzuncu bulut olması.
Detaylı bilgiye Dr. Gagandeep S. Anand ve arkadaşlarının The Astrophysical Journal Letters’ta yayımladığı makaleden ulaşabilirsiniz.









