Bilim Tarihinden Notlar – Eski Uygarlıklarda Gökyüzü

Okumanın ve yazmanın henüz söz konusu olmadığı, insanların resim yoluyla iletişim kurdukları zamanlardan kalma sanat eserlerinin bazılarında Güneş çiziminin ve Ay’ın evrelerinin tasvirlerinin yer alması, insanın 10.000 yıldan daha uzun bir süre önce gökyüzünde gördüklerine ilgi duyduğunu ve resmettiğini gösteriyor.
Aydın Arik/Anadolu Images

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki Zerzevan Kalesi’nin bulunduğu alanda görüntülenen yıldızlar

Gökyüzü Arkeolojisi

İnsanın yeryüzünde ve göklerde olup bitenlere duyduğu ilgi, bilim etkinliğinin başlamasından çok öncesine dayanır. Okumanın ve yazmanın henüz söz konusu olmadığı zamanlarda insanların resim yoluyla iletişim kurduklarını, Fransa’daki Lascaux, İspanya’daki Altamira mağaralarında ve ülkemizdeki Göbeklitepe’de bulunan resimlerden ve kabartmalardan biliyoruz. Bu sanat eserlerinin bazılarında Güneş çiziminin ve Ay’ın evrelerinin tasvirlerinin yer alması, insanın 10.000 yıldan daha uzun bir süre önce gökyüzünde gördüklerine ilgi duyduğunu ve resmettiğini gösteriyor. İnsanın gökyüzü merakını gösteren ve yazılı olmayan kanıtlar, aslında sanılandan çok daha fazla. Bugün Avrupa’nın pek çok yerinde bulunan ve MÖ. 3500’lere tarihlenen ‘’megalit’’ denilen dev taş anıtların en ünlüsü olan Stonehenge, bunlardan sadece birisi. Gerçekte yapılış amacının ne olduğu kesin olarak bilinmese de bugün büyük ölçüde gök bilimiyle ilgili olduğu kabul ediliyor. Aynı kabul, gökyüzüne ilişkin birçok bilgiyi barındıran Mısır piramitleri için de dillendiriliyor. Bu kabullerin güvenilir olduğuna hiç şüphe yok. Çünkü günümüzde arkeolojik buluntulardan gökyüzü hakkında çıkarımlarda bulunmak, artık ‘’arkeoastronomi’’ olarak adlandırılan bir disiplin sayesinde mümkün…

Sözü edilen konuları bilimsel yaklaşımla ele alan arkeoastronomi, gözlem araçlarının gelişmesine koşut olarak, evren hakkındaki gözlemlerin kapsamının ve kalitesinin artması sonucunda oldukça ilerledi. Bu ilerlemeye bağlı olarak arkeoastronomi, edinilen bilgilere dayanarak megalitik anıtların en azından bazılarının bir tür gözlemevi olduğu iddialarını genel kabul görecek düzeye taşıdı. Öyle görünüyor ki insanlar, yazının keşfifififi öncesi dönemlerde bile gökyüzündeki olaylara büyük ilgi duymuş ve gök cisimlerinin hareketlerini incelemek için araçlar geliştirmiş.

Devamını okumak için TÜBİTAK Yayınlar web sitesini ziyaret ederek abone olabilirsiniz.

Yazar:

Prof. Dr. Hüseyin Gazi Topdemir
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Bilim Tarihi Anabilim Dalı

İlgili Konular

Bilim ve Teknoloji Tarihi

Bunları da Beğenebilirsiniz

Popüler İçerikler

Giriş Yapmanız Gerekiyor !

Abonelik işlemlerini görüntüleyebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
 Mevcut bir hesabınız varsa yönlendirileceğiniz sayfadan giriş yapabilirsiniz.
 Henüz üye değilseniz, “Hesap Oluştur” sekmesinden kolayca yeni bir hesap oluşturabilirsiniz.

Abonelik Seçenekleri

Dergimize abone olmak için aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz.

Dijital Abonelik

Fiziksel Abonelik (Basılı Dergi)

Fiziksel abonelik, derginin her sayısının basılı olarak adresinize gönderilmesini kapsar. Abone olduğunuz süre boyunca derginin tüm yeni sayıları düzenli olarak tarafınıza kargo ile ulaştırılır.
Fiziksel abonelik ve tek sayı satın alma işlemlerini, TÜBİTAK Yayınlar web sitesi üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

İçeriğin Devamı ve Etkileşim Özellikleri Abonelere Özeldir

🔒 Bu içeriğin tamamı ve etkileşim özellikleri yalnızca dijital abonelere özeldir.

Henüz bir hesabınız yoksa Bilim ve Toplum OGS sistemi üzerinden kolayca yeni bir hesap oluşturun.
Gönderiyi kaydetmek,  ya da okumaya devam etmek için lütfen giriş yaparak dijital abonelik işleminizi başlatın.