Şili’deki Atacama Çölü yeryüzündeki en kurak yerlerden biridir. Neredeyse hiç yağmur yağmayan, yüksek derecede tuzlu topraklara sahip, çok büyük sıcaklık salınımlarının yaşandığı çöl, yeryüzündeki en aşırı koşullara sahip yerlerden biridir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Atacama Çölü de canlılara ev sahipliği yapıyor.
Köln Üniversitesinden araştırmacıların önderliğinde yapılan bir çalışmada Atacama Çölü’ndeki nematodların biyoçeşitliliği incelendi. Sonuçlar bu ufak toprak solucanlarının şaşırtıcı bir biyoçeşitliliğe sahip olduğunu gösterdi.
Nematodlar, toprak ekosistemlerindeki en yaygın hayvanlar arasında yer alır. Çok sayıda farklı türü bulunan bu canlılar ekolojik dengenin korunmasında önemli bir rol oynar. Bu küçük organizmalar bakteri popülasyonlarını kontrol eder, topraktaki besin döngüsünü destekler. Nematodların varlığı toprak sağlığı için iyi bir belirteçtir.
Nematodlar aynı zamanda farklı koşullara uyum sağlayabilen canlılardır. Derin okyanus tabanlarındaki tortulardan kutup bölgelerine ve aşırı tuzlu topraklara kadar çok çeşitli ortamlarda yaşayabilirler. Bu özellikleri nematodları, yaşamın çevresel stres altında nasıl devam ettiğinin incelenmesi için ideal organizmalar yapar.
Detayları Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada Dr. Laura Villegas ve arkadaşları Atacama Çölü’ndeki farklı koşullara sahip altı ayrı bölgeyi inceledi. Bu bölgelerin arasında daha fazla neme sahip yüksek rakımlı yerler, yoğun morötesi ışığa maruz kalan tuzlu topraklar ve sisteki nemden su alarak beslenen bitkilerin yaşadığı bölgeler vardı. Araştırmacılar kum tepelerinden, tuzlu çanaklardan (tuzlu göllerin buharlaşması sonucu oluşmuş arazilerden), nehir yataklarından ve dağlık arazilerden toprak örnekleri topladı. Daha sonra bu örneklerdeki biyoçeşitliliği, üreme stratejilerini ve popülasyon yapısını nematodlar açısından inceledi. Sonuçta farklı bölgelerden alınan örnekler arasında belirgin farklar tespit edildi.
Daha yüksek irtifalarda yaşayan çok sayıda nematod türü eşeysiz üremeyle çoğalıyor. Bu sonuç eşeysiz üremenin aşırı koşullar altında avantaj sağladığı hipotezini destekliyor.
Sonuçlar biyoçeşitliliğin nemle de bağlantılı olduğunu gösteriyor. Daha fazla yağış alan bölgelerdeki canlı çeşitliliği daha fazla. Ayrıca sıcaklık farklarının da hangi bölgelerde hangi nematod gruplarının hayatta kalabildiğini etkilediği anlaşılıyor.
Yapılan araştırma, toprak organizmalarının küresel ölçekte çevresel değişimlere nasıl cevap verdiğinin anlaşılmasında önemli bir adım olarak görülüyor. Araştırma ekibinden Philipp Schiffer elde ettikleri sonuçların, Dünya genelinde giderek artan kuraklık sorunları açısından da önemli olduğunu söylüyor. Organizmaların aşırı koşullara nasıl uyum sağladığının anlaşılması iklim değişikliğinin ekolojik sonuçlarının tahmin edilebilmesi açısından önemli.









