Aşılar çeşitli patojenlere karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıkları önler. Örneğin 20. yüzyılda aşıların yaygın olarak uygulanması sayesinde çiçek hastalığı yeryüzünden silinmiş, çocuk felci hastalığı nadir vakalarla sınırlandırılmıştır.
Her yıl yaklaşık 2–3 milyon ölüm aşılar sayesinde engelleniyor. Aşılanmada küresel kapsam sağlanırsa 1,5 milyon ölüm daha önlenebilir. Aşılar etkilidir! Dünya genelinde kızamık kaynaklı ölüm sayısı 2000’de 545.000 iken, 2017’de 110.000’e düşerek %80 azalmıştır.
Aşılar, vücudun öldürülmüş ya da zayıflatılmış patojenlere maruz bırakılmasıyla çalışır. Aşılama işlemi, hastalığa yol açmadan bağışıklık sisteminin gerçek patojenle karşılaştığında uygun bağışıklık yanıtını verebilmesi için gerekli bilgiyi sağlar. Her hastalık için özel bir aşı gerekir.
Aşılar Nasıl Etki Gösterir
1. Uygulama:
Aşılar genellikle vücuda enjekte edilir ancak bazıları ağız yoluyla verilir. Mukoza dokularına uygulanan aşılar daha şiddetli ve etkin bir bağışıklık yanıtı tetikliyor.
2. Antijenin Tanınması:
Lenfosit adı verilen bağışıklık hücreleri, aşının vücuda girdiği yere ulaşıp ölü ya da zayıflatılmış patojenlerle temas eder ve bu patojenlerin antijenlerini tanır.
3. Antikor Üretimi:
Tepki olarak bağışıklık sistemi her antijene özel antikorlar, yani özel proteinler üretir.
4. Kayda Alma:
Aşıyla tanıtılan antijenin bilgisi, bağışıklık sistemi tarafından ya kısa süreliğine ya da ömür boyu kayıt altında tutulur.
5. Hastalıkla Temas:
Daha önce bilgisi kaydedilen bir bakteri, virüs ya da toksin vücuda tekrar girdiğinde bağışıklık sistemi bu bilgiyi kullanarak hızlı bir yanıt üretir ve hastalığın etkisini önler.
Aktif Bağışıklama:
Bazı aşılar zayıflatılmış patojenler içerir. Bunlar hastalığa sebep olmaz ancak bağışıklık sistemini antikor üretimi için uyarır.
Örnekler: Oral çocuk felci, kızamık, tüberküloz aşıları.
Bazı aşılar ise ısıl ya da kimyasal yollarla öldürülmüş patojenler içerir. Ancak büyük miktarlarda üretilip uygulanmaları gerekir.
Örnekler: Kuduz, boğmaca, parenteral çocuk felci aşıları.
Pasif Bağışıklama:
Hızlı koruma sağlanması gereken durumlarda hastalara, hastanın kendi bağışıklık yanıtını üretmesi beklenmeden hazır immünoglobulin içeren serumlar verilir ve pasif koruma sağlanır.
Örnekler: Tetanoz ve kuduz immünoglobulinleri.
Bağışıklık sistemi, vücudun doğal savunmasını oluşturur. Patojenler ortaya çıktığında onları izleyip yok etme kabiliyetine sahip bir dizi hücreden meydana gelir.








