Türkiye’nin Yapay Zekâ Ekosisteminde Yeni Bir Dönem

Yapay zekâ devasa veri merkezleri, güçlü işlemciler, büyük veri kümeleri, nitelikli insan kaynağı ve gelişmiş bir teknoloji ekosistemi gerektiriyor. Türkiye, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ile yapay zekâ çağının altyapısını da kapsayan yeni bir yol haritası ortaya koyuyor.

asbe / iStock

Yapay zekâ yalnızca telefon ya da bilgisayarlarımızdaki sohbet robotu uygulamalarından ibaret değildir. Bu teknoloji devasa veri merkezleri, güçlü işlemciler, büyük veri kümeleri, nitelikli insan kaynağı ve gelişmiş bir teknoloji ekosistemi gerektiriyor. Türkiye, 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ile yapay zekâ çağının altyapısını da kapsayan yeni bir yol haritası ortaya koyuyor.

Bir yapay zekâ uygulamasına soru sorduğumuzda cevabın birkaç saniye içinde ekranda belirmesi hepimiz için artık oldukça sıradan. Bir fotoğrafın içindeki nesnelerin tanınması, bir metnin başka bir dile çevrilmesi veya bir ses kaydının yazıya dönüştürülmesi gibi yapay zekâ uygulamaları tarafından gerçekleştirilen işlemler günlük hayatın bir parçası hâline geldi. Oysa bütün bu işlemlerin temelinde oldukça karmaşık bir teknoloji var.

Yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması için çok büyük miktarda verinin işlenmesi, yüksek hesaplama gücü, gelişmiş bilgisayar donanımları, veri merkezleri ve önemli miktarda enerji gerekiyor. Bunların yanı sıra yapay zekâ modellerini geliştirecek araştırmacılara, bu teknolojileri farklı alanlara uyarlayacak mühendislere ve ortaya çıkan fikirleri ürüne dönüştürecek girişimcilere ihtiyaç var.

Dolayısıyla yapay zekâ çağındaki rekabet yalnızca “En iyi uygulamayı kim geliştirecek?” sorusundan ibaret değil. Daha temel bir soru daha var: Yapay zekâyı geliştirmek için gereken ekosistemi kim kuracak?

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 6

Elbette ülkemizin yapay zekâ alanındaki potansiyelinin tam anlamıyla harekete geçirilmesi; kamu kurumlarının, iş dünyasının, akademinin ve sivil toplum kuruluşlarının aynı hedef doğrultusunda uzun vadeli bir bakış açısıyla ilerlemesini ve yapay zekânın gelişimi için gereken güçlü ekosistemi oluşturmak amacıyla birlikte çalışmasını gerektiriyor. Bu amaç doğrultusunda 2021–2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi sürecinden kazanılan tecrübenin yanı sıra, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Raporu ile Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu tarafından ortaya konulan politika ve değerlendirmelerden yararlanıldı. Bununla birlikte yapay zekâ ekosisteminin farklı paydaşlarının görüş ve önerilerini doğrudan sürece yansıtmak amacıyla kamu kurumlarından, özel sektörden, üniversitelerden ve sivil toplum kuruluşlarından alanında uzman yaklaşık 500 temsilcinin katılımıyla 9 farklı çalıştay gerçekleştirildi. “Vatandaş Görüşü Anketi” aracılığıyla toplumun farklı kesimlerinden 2.200’ün üzerinde nitelikli eylem önerisi toplandı. Böylece nihai hâle getirilen 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 13 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde duyuruldu ve 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 5
Thitima Thongkham / iStock

Eylem planı “Fark et, İstifade et, Üret, Yönet” olmak üzere 4 ana eksen temel alınarak oluşturuldu. Türkiye’nin yapay zekâ ekosisteminin güçlenmesi için 16 eylem belirlendi. Bu eylemler enerji, hesaplama-donanım, altyapı, modeller-veri ve uygulamalar olmak üzere yapay zekâ ekosisteminin gelişmesi için ihtiyaç duyulan 5 temel alanı ve yetenek, finansman ve düzenleme-güven olmak üzere 3 bileşenini kapsıyor. Plan, toplumun ve kurumların yapay zekâ alanındaki yetkinliklerinin geliştirilmesini farkındalık, kullanım, üretim ve yönetişim boyutları ile ele alıyor.

Planın vizyonu, Türkiye’nin yapay zekâ alanında güvenilir ürün ve hizmetler üreten, stratejik sektörlerde yapay zekânın kullanımını yaygınlaştırabilen ve bölgesinde yatırımcıların ve nitelikli insan kaynağının tercih ettiği bir merkez hâline getirilmesidir.

Fark Et: Yapay Zekâyı Anlamak ve Hazırlanmak

Yapay zekâ, günlük hayatımızın giderek daha farklı alanlarında kullanılıyor. Bir metni çevirmek, görüntüleri sınıflandırmak, bilgiye ulaşmak veya bir problemi çözmek için kullandığımız yapay zekâ araçları günlük hayatın sıradan bir parçası hâline geldi. Ancak bu teknolojiyi etkili biçimde kullanabilmek önce bu konuda temel bilgilere sahip olmayı gerektiriyor.

Yapay zekâ okuryazarlığı bu noktada önem kazanıyor. Nasıl ki dijital teknolojileri kullanırken temel kavramları bilmek günlük hayatımızı kolaylaştırıyorsa yapay zekâ çağında da bu teknolojilerin nasıl çalıştığını, hangi alanlarda kullanılabileceğini ve hangi sınırlamalara sahip olduğunu bilmek giderek önemli hâle geliyor.

Üstelik yapay zekâ hakkında bilgi sahibi olmak yalnızca teknoloji uzmanları için gerekli değildir. Doktorlardan mühendislere, öğretmenlerden tasarımcılara kadar pek çok meslek grubu yapay zekâ sistemleri ile giderek daha fazla etkileşim içinde olacak. Bir doktorun yapay zekâ destekli bir sistemin tanı veya tedaviye yönelik sunduğu çıktıları doğru değerlendirebilmesi, bir mühendisin üretim sürecindeki verileri yapay zekâ ile analiz edebilmesi veya bir öğrencinin yapay zekâ araçlarından bilinçli ve güvenli biçimde yararlanabilmesi için yapay zekâ konusunda kullanım amacına göre farklı düzeylerde bilgi ve beceriye sahip olması gerekiyor. Bu nedenle 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nda toplumun farklı kesimlerinin yapay zekâ alanındaki yetkinliklerinin geliştirilmesine odaklanılıyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde 81 ilde yapay zekâ okuryazarlığı çalışmalarının yürütülmesi ve iki yıl içinde 5 milyon vatandaşın yapay zekâ eğitim programlarını tamamlaması hedefleniyor. Daha ileri düzeyde ise yapay zekâ sistemlerini geliştirme yetkinliğine sahip 10 bin yapay zekâ uzmanı ve bu sistemleri etkin bir şekilde kullanabilecek 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi planlanıyor.

Yapay zekâ teknolojilerinden etkili bir şekilde yararlanabilmek için yalnızca bu alanda yetkin insan kaynağını yetiştirmek yeterli değildir. Yapay zekâ modellerinin eğitilmesi için gerekli verinin nasıl toplanacağı, niteliği ve nasıl kullanılacağının yanı sıra yapay zekâ sistemlerinin hangi ilkeler temel alınarak geliştirileceği de önemlidir. Bu nedenle eylem planının “Fark Et” ekseni, yapay zekâ alanındaki farkındalık ve yetkinliklerin geliştirilmesinin yanı sıra veri ekosisteminin güçlendirilmesini ve yapay zekâ sistemlerinin güvenli biçimde gelişebilmesi için gerekli hukuki ve etik çerçevenin oluşturulmasını da kapsar. Böylece Türkiye’nin yapay zekâ dönüşümünün yalnızca teknoloji geliştiren küçük bir grubun değil, toplumun tamamının dâhil olduğu bir sürece dönüşmesi amaçlanıyor.

İstifade Et: Yapay Zekânın Gücüne Erişmek

Yapay zekâdan etkili bir şekilde yararlanabilmek önemli ancak asıl dönüşüm, bu teknolojinin gerçek problemlerin çözümünde kullanılmaya başlamasıyla ortaya çıkıyor. Bu çözümleri geliştirmek içinse iyi bir fikir veya yetkin bir ekip kadar hesaplama gücüne erişim de önemli.

Yapay zekâ modellerinin eğitiminde ve çalıştırılmasında çok miktarda hesaplama yapılması gerekiyor. Bu hesaplamalarda grafik işlem birimleri yani GPU’lar önemli rol üstleniyor. GPU’lar başlangıçta bilgisayar grafiklerini ve görüntüleri hızlı biçimde işlemek için geliştirilmiş olsa da çok sayıda işlemi aynı anda gerçekleştirebilme özellikleri GPU’ları yapay zekâ uygulamaları için son derece kullanışlı hâle getirdi. Fakat GPU’lar gibi yapay zekâ hızlandırıcılarına sahip olmak tek başına yeterli değil. Bu donanımları barındıracak veri merkezlerine, hızlı ağlara, depolama sistemlerine ve güvenilir enerji altyapısına da ihtiyaç var. Başka bir ifadeyle bir yapay zekâ uygulamasının geliştirilmesi ve kullanılabilmesi için yalnızca yazılım değil, gelişmiş bir fiziksel altyapı da gerekiyor.

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 4
bymuratdeniz / iStock

2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nda, bu altyapının güçlendirilmesi önemli önceliklerden biri olarak ele alınıyor. Bu kapsamda 2030 yılına kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigawatt seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Aynı zamanda araştırmacıların, girişimcilerin ve KOBİ’lerin dünya standartlarında hesaplama kapasitesine erişebilmesi amaçlanıyor.

Herkes İçin GPU Programı bu hedefe ulaşmak için oluşturulan programlardan biri. Bir üniversitede yapay zekâ üzerine çalışan genç bir araştırmacıyı veya yeni kurulmuş küçük bir teknoloji girişimini düşünelim. İyi bir fikre ve yetenekli bir ekibe sahip olmasına rağmen yeterli hesaplama kapasitesine erişemeyen bir araştırmacı ya da girişim projesini geliştirmekte zorlanabilir. Güçlü bilgisayarların ve yapay zekâ hızlandırıcılarının maliyeti, özellikle küçük ekipler için önemli bir engel oluşturabilir. Herkes İçin GPU yaklaşımı, bu zorluğun aşılmasını ve hesaplama kapasitesinin daha geniş bir kullanıcı kitlesi için erişilebilir hâle getirilmesini amaçlıyor. Bu kapsamda girişimcilerden araştırmacılara, KOBİ’lerden kamu kurumlarına kadar farklı kullanıcıların bu kaynaklardan yararlanabilmesi ve yılda 

20 milyon GPU-saat düzeyinde erişim imkânı oluşturulması planlanıyor. Bu kapasite, kullanıcıların ihtiyacına ve sektörel önceliklere göre sunulacak. Böylece yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin değil; daha küçük ekiplerin, araştırmacıların ve girişimcilerin de yapay zekâ modelleri ve uygulamaları geliştirebilmesi hedefleniyor.

“İstifade Et” ekseni güçlü bir altyapının oluşturulmasıyla sınırlı değil. Bunun yanında yapay zekâ uygulamalarının kamuda ve özel sektörde daha yaygın kullanılabilmesi de hedefleniyor. Böylece kurulan altyapının ekonomik ve toplumsal değer üretmesi amaçlanıyor. Bunun içinse teknolojinin yalnızca geliştirilmesi değil, farklı alanlarda uygulamalı olarak test edilmesi ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu nedenle sağlık, enerji ve üretim gibi stratejik alanlarda sektörel yapay zekâ pilot programlarının hayata geçirilmesi önem taşıyor. Bu sayede geliştirilen çözümlerin gerçek çalışma ortamlarında test edilmesi, elde edilen deneyimin yaygınlaştırılması ve KOBİ’lerin yapay zekâ kullanım kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Özellikle KOBİ’lerin veri, teknik uzmanlık ve hesaplama altyapısına erişimde karşılaştıkları engellerin azaltılmasıyla yapay zekânın yalnızca teknoloji şirketlerinin değil, farklı ölçeklerde ekonomik faaliyet yürüten işletmelerin de kullanabildiği bir üretim aracına dönüşmesi hedefleniyor. Böylece yapay zekâ, teknolojinin bir dalı olmanın ötesinde hastanelerden enerji sistemlerine, fabrikalardan tedarik zincirlerine kadar farklı sektörlerde günlük işleyişin bir parçası hâline gelebilecek.

Üret: Yapay Zekâyı Kullanmanın Ötesine Geçmek

Bir teknolojiyi kullanmak, o teknolojiyi üretmekten farklıdır. Bir ülke başka ülkelerde geliştirilen yapay zekâ araçlarını kullanarak önemli kazanımlar elde edebilir. Ancak uzun vadede teknolojik kapasitesini güçlendirmek isteyen ülkeler için kendi yapay zekâ modellerini, uygulamalarını ve teknolojilerini geliştirebilmek kritik öneme sahiptir.

Bu nedenle 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nda, yapay zekâda üretim kapasitesinin geliştirilmesine özellikle önem veriliyor. Bu kapsamda yapay zekâ girişimlerinin fikir aşamasından büyüme ve ölçeklenme aşamasına kadar desteklenmesi için Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri, Mükemmeliyet Merkezleri ve Yapay Zekâ Finansman Merdiveni gibi mekanizmaların geliştirilmesi öngörülüyor. Böylece iyi bir fikrin yalnızca bir araştırma projesi olarak kalmaması; prototipe ve ürüne dönüşerek küresel pazarlara ulaşabilmesi amaçlanıyor.

Bu noktada büyük dil modelleri gibi temel yapay zekâ modelleri de önem kazanıyor. Temel modeller, farklı uygulamaların üzerine inşa edilebildiği güçlü teknolojik altyapılar oluşturuyor. Türkiye’deki farklı sektörlerden elde edilen bilgi birikimi ve verilerden yararlanılarak temel yapay zekâ modelleri geliştirilmesi ve bu modellere dayalı çözümlerin küresel pazarlara sunulması hedefleniyor.

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 2
Gorodenkoff Productions / Science Photo Library

Yapay zekâ alanındaki üretim yalnızca yazılım ile sınırlı değil. Her geçen gün robotlar ve otonom araçlar gibi fiziksel sistemleri de daha fazla kapsıyor. Çevresini algılayabilen, karar verebilen ve hareket edebilen robotlar ve diğer otonom sistemler, yapay zekânın güncel uygulama alanları arasında yer alıyor. Fabrikalarda çalışan robotlardan otonom araçlara ve akıllı üretim sistemlerine kadar pek çok teknoloji, yapay zekâyla kontrol edilen fiziksel sistemlere örnek gösterilebilir. Türkiye’nin savunma sanayi, otomotiv ve makine imalatındaki üretim deneyiminden yararlanılarak yapay zekâ, robotik ve otonom sistemler alanlarında yeni fırsatlar oluşturulabilir. Bu nedenle 

2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nda otonom sistemler ve robotik alanında yerli üretim kapasitesinin artırılması da önemli başlıklardan biri olarak yer alıyor.

Yönet: Yapay Zekâ ile Geleceği Şekillendirmek

Yapay zekânın yetenekleri her geçen gün gelişse de güvenirlikleri konusundaki kaygılar bu sistemlerin yaygınlaşmasını sınırlandırabilir. Yapay zekâ sistemleri yanlış veya ön yargılı sonuçlar üretebilir. Modellerin eğitilmesinde kullanılan verilerin toplanması ve işlenmesi sırasında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Yapay zekâ tarafından oluşturulan yanlış bilgiler hızla yayılabilir. Kritik alanlarda kullanılan sistemlerde meydana gelebilecek güvenlik açıkları ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle geleceğin yapay zekâ sistemlerinin yalnızca “Ne kadar güçlü?” sorusuyla değil, “Ne kadar güvenilir?” sorusuyla da değerlendirilmesi gerekiyor.

Eylem planının “Yönet” ekseni Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki kapasitesinin güvence altına alınmasını, güvenlik ve güvenilirlik mekanizmalarının geliştirilmesini, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesini ve bölgesel yapay zekâ kapasitesinin artırılmasını kapsıyor.

Güvenilir yapay zekâ yaklaşımı kapsamında algoritmik ön yargı, mahremiyet, siber güvenlik, dezenformasyon ve fikrî mülkiyet gibi konuların dikkate alınması hedefleniyor. Özellikle yüksek etkili yapay zekâ sistemlerinin güvenlik ve performans açısından değerlendirilmesi ve güvenilirlik mekanizmalarının geliştirilmesi öngörülüyor. Yapay zekâ sistemlerinin güvenirlikleri ile ilgili önlemlerin ise bu sistemlerin gelişimini engellemeyecek şekilde düzenlenmesi yaklaşımı benimseniyor. Amaç, yapay zekânın gelişmesini desteklerken bu teknolojinin güvenli bir biçimde yaygınlaşmasını sağlamak.

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 3
Thanarak Worakandecha /iStock

“Yönet” ekseninin bir diğer hedefi ise yapay zekâ alanında uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi.

Yapay zekâ küresel ölçekte gelişen bir teknoloji. Veri, hesaplama kapasitesi, insan kaynağı ve bilgi paylaşımı gibi alanlarda ülkeler arasındaki iş birlikleri giderek daha önemli hâle geliyor. Türkiye de ortak model geliştirme, eğitim transferi, veri paylaşımı, ortak veri merkezi yatırımları ve paylaşımlı hesaplama kapasitesi gibi alanlarda bölgesel ve uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. Böylece Türkiye’nin bölge ülkelerine güvenli ve güvenilir bir yapay zekâ altyapısı ve model geliştirme kapasitesi sağlayan bir merkez hâline gelmesi amaçlanıyor.

“Fark Et, İstifade Et, Üret, Yönet” şeklindeki dört ifade aslında yapay zekâ alanında güçlü bir ekosistemin nasıl kurulabileceğine ilişkin bir yol haritasını ifade ediyor: Öncelikle bu teknolojiyi anlamak ve bu alanda yetkinlik kazanmak; ardından ihtiyaç duyulan altyapıya erişerek yapay zekâdan yararlanmak; daha sonra bu alanda kendi teknolojilerini ve çözümlerini üretmek ve bütün bu süreci güvenilir, güvenli ve sürdürülebilir bir biçimde yönetmek.

2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı hayata geçirirken bu sürecin nasıl ilerlediğinin ölçülmesi de en az hedeflerin belirlenmesi kadar önem taşıyor. Bu kapsamda eylemlerin hedef, bütçe, takvim ve gerçekleşme bilgilerinin izlenmesi, aynı zamanda altyapı, veri, yetenek, benimseme, güven ve düzenleme, yatırım ve ihracat gibi alanlardaki gelişmelerin düzenli olarak değerlendirilmesi planlanıyor.

Turkiye Yapay Zeka Stratejisi 1
BlackJack3D / iStock

Yapay zekâ teknolojileri çok hızlı bir şekilde gelişiyor. Dolayısıyla bugün belirlediğimiz bir hedefin birkaç yıl sonra yeni teknolojiler ve yeni ihtiyaçlar karşısında yeniden ele alınması gerekebilir. Bu nedenle eylem planının teknolojik ve küresel gelişmelere uyum sağlayan, dinamik bir yol haritası olarak sürdürülmesi hedefleniyor. Bu yönüyle plan yalnızca beş yıllık bir hedef listesi değil, teknolojik gelişmelere uyum sağlayabilecek bir yol haritası oluşturmayı amaçlıyor.

Yapay zekâ çağında ülkelerin başarısı yalnızca en güçlü yapay zekâ modeline sahip olmakla ölçülmeyecek. Bu modelleri çalıştıracak hesaplama altyapısına, bu modelleri geliştirecek insan kaynağına, veriyi değere dönüştürecek ekosisteme, yeni fikirleri destekleyecek finansmana ve teknolojinin güvenilir biçimde gelişmesini sağlayacak mekanizmalara sahip olmak da belirleyici olacak. 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, bu farklı unsurları aynı çerçevede buluşturarak yapay zekâ alanında yeni döneme uygun bir yol haritası ortaya koyuyor.

Belki de önümüzdeki yılların en önemli sorusu, yapay zekânın hayatımızı ne kadar değiştireceği değil, bu değişimin geleceği nasıl etkileyeceği olacak. Bu geleceğin şekillenmesinde ise teknoloji kadar onu geliştiren insanların bilgisi, hayal gücü ve tercihleri de belirleyici rol oynayacak.

Kaynak

İlgili Konular

Yapay Zekâ

Bunları da Beğenebilirsiniz

Popüler İçerikler

Türkiye’nin ilk Ay görevi kapsamında geliştirilen uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon çalışmaları tamamlandı...
Bilim iletişimi alanında çalışmalar yürüten uzmanları, araştırmacıları ve farklı kurumların temsilcilerini bir araya getirmek..
“Kedi gibi dört ayak üstüne düşmek” deyimini duymayan yoktur. Bir kedi baş aşağı ya..

Giriş Yapmanız Gerekiyor !

Abonelik işlemlerini görüntüleyebilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
 Mevcut bir hesabınız varsa yönlendirileceğiniz sayfadan giriş yapabilirsiniz.
 Henüz üye değilseniz, “Hesap Oluştur” sekmesinden kolayca yeni bir hesap oluşturabilirsiniz.

Abonelik Seçenekleri

Dergimize abone olmak için aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz.

Dijital Abonelik

Fiziksel Abonelik (Basılı Dergi)

Fiziksel abonelik, derginin her sayısının basılı olarak adresinize gönderilmesini kapsar. Abone olduğunuz süre boyunca derginin tüm yeni sayıları düzenli olarak tarafınıza kargo ile ulaştırılır.
Fiziksel abonelik ve tek sayı satın alma işlemlerini, TÜBİTAK Yayınlar web sitesi üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

İçeriğin Devamı ve Etkileşim Özellikleri Abonelere Özeldir

🔒 Bu içeriğin tamamı ve etkileşim özellikleri yalnızca dijital abonelere özeldir.

Henüz bir hesabınız yoksa Bilim ve Toplum OGS sistemi üzerinden kolayca yeni bir hesap oluşturun.
Gönderiyi kaydetmek,  ya da okumaya devam etmek için lütfen giriş yaparak dijital abonelik işleminizi başlatın.