Skip to content Skip to navigation

CTRL+ALT+DEL

CTRL+ALT+DEL

Buradasınız

Cep telefonunuza uygulama kurduğunuzda bazen olur olmadık her şey için izin istediklerini görürsünüz. Örneğin fener yazılımı kurarsınız sizden mikrofona erişim izni ister. İzin verir geçersiniz, insanın aklına da gelmez fenerle mikrofonun ne işi olur diye. Meğer işin bambaşka bir boyutu varmış. İşin özü, cep telefonunun mikrofonunun sizin duyamayacağınız kadar yüksek frekanslı sesleri algılayabilme yeteneği olmasıymış.

Geçtiğimiz ay Intel tarafından gelen bir haber, bilgisayar sistemlerindeki açıkların mutlaka yazılımlardan kaynaklanması gerekmediğini bir kez daha hatırlattı. Intel, 2010 yılından beri kurumsal bilgisayarlarda kullanım için ürettiği işlemcilerine eklediği, uzaktan yönetilebilirlik olanağı sunan fonksiyonlardaki önemli bir sistem açığını kapamak üzere bir yama yayımladı.

Yazı yazarken, çalışırken veya oyun oynarken kullandığımız klavyeler, bilgisayarlarla aramızdaki en önemli etkileşim araçlarından biri. Son zamanlarda üreticiler de bunun farkına varmaya başladı ve birbiri ardına piyasaya farklı mekanik klavye modelleri sürdüler. Diğer yandan bu tür klavyelerde kullanılan tuş mekanizmalarının çok fazla çeşidi var. Kiminin tuşa basarken gösterdiği direnç farklı, kimi basınca “klik” diye ses çıkarıyor, kimi tamamen sessiz. Peki tüm bu mekanizmaların birbirinden farkı ne, hangi mekanizma birbirinden nasıl ayrılıyor, kullanımda ne fark ediyor? Input Club web sitesinde bu konuları açıklığa kavuşturmak için referans niteliğinde bir makale yayımlanmış.

Microsoft, uluslararası bir kalabalığa sunum yaparken veya kendi dilinizde olmayan sunumları dinlerken sizin için hayatı biraz daha kolaylaştıracak bir yenilik peşinde olduğunu duyurdu. Adı “Presentation Translator” yani sunum çevirici. Şimdilik deneme aşamasında olan bu özellik, sunum yaparken söylediklerinizi otomatik olarak dinleyicilerin kendi dillerinde altyazıya dönüştürüyor. Böylece kalabalık bir ortamda sunum yaparken sizinle aynı dili konuşmayanların olup biteni anlayıp anlamadığı konusunda daha az endişe yaşayacaksınız.

Elinizdeki akıllı telefonlara ait parçaların çoğunun Çin’de üretildiği malum. Bu durum, Scotty Allen adlı bir meraklının aklına ilginç bir fikir getirmiş. “Acaba bizzat Çin’e gidip üreticileri dolaşsam, kendi iPhone’umu kendim yapabilir miyim?” demiş. Denemiş ve gerçekten de başarmış.

Google, çizimle arası pek iyi olmasa da arada bir boş sayfada kalem oynatmayı sevenler için AutoDraw adını verdiği yeni bir site yayınladı. 

Derdini 140 karakterde anlatmak için Twitter diye bir şey var. İçinden geçenleri yazarak değil de 140 karaktere sığdırılmış Javascript kodlarıyla ifade etmek isteyenler için de Dwitter diye bir site açmışlar. 

Yapay zekâ sistemlerinin insan gibi düşünmeyi ve davranmayı öğrenmesi için kullanılan en iyi yöntem, yapay zekâyı insanların ürettiği içerikle beslemek. Kitaplar, çizimler, sanat eserleri, görseller, aklınıza ne gelirse.

Sayfalar

Köşede Ara

Siz de Soru Gönderin