Skip to content Skip to navigation

Tıp ve Sağlık

Tıp ve Sağlık

Buradasınız

Tarihinin başlangıcından beri insanoğlu gerek hastalıkların önlenmesi gerekse tedavisi için sürekli bir arayış içinde olmuştur. Ancak 18. yüzyıl sonlarında başlayan Aydınlanma Çağı’na kadar maalesef tıp alanında çok büyük ilerleme kaydedilememiştir. Antik Çağlar’dan Aydınlanma Çağı’na gelene kadar bir bebeğin yaşam beklentisi genellikle 30-40 yaş civarındaydı ve bu yaşların ötesini görebilmesi neredeyse bir hayaldi. Öte yandan modern tıbbın başlangıcı sayılan Aydınlanma Çağı’ndan bu yana, gerek koruyucu hekimlik önlemlerinde ve temiz yaşam koşullarında gerekse modern tedavi yöntemlerinde inkâr edilemez bir devrim gerçekleşmiştir. Bilgi, bilim ve teknoloji insanoğlunun yaşam beklentisini çok ötelere taşımıştır.

Bakterilerin mevcut antibiyotiklere direnç geliştirmesi yeni antibiyotikler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Eğer yeni antibiyotikler geliştirilemezse insanlığın yakın gelecekte önemli bir sağlık kriziyle karşılaşacağı tahmin ediliyor. İşte bu amaca yönelik bir araştırmada Scripps Araştırma Enstitüsü’nden bilim insanları vankomisin adlı antibiyotiğin çok daha güçlü, yeni bir türevini elde etti. 

Yeni bir araştırmada, yumurta üreten kök hücrelerin nakledildiği kısır fareler sağlıklı yavrular dünyaya getirdi. 

Yeni bir araştırmada iştahı tetikleyen bir hormon olan grelinin yeni beyin hücrelerinin oluşumunu desteklediği ve onları yaşlanmanın etkilerinden koruduğu yönünde kanıtlar elde edildi.

Güney Amerika’nın bazı yerli toplulukları tarafından yüzyıllarca dini ritüellerde kullanılan halüsinojenik (halüsinasyona neden olan) bir karışım olan ayahuascanın antidepresanlara dirençli vakalara yönelik tedavi potansiyeli taşıdığı keşfedildi.

Düştüğümüzde, derimiz çizildiğinde ya da yandığında vücudumuzun belli bir bölümündeki dokular zarar görür ve dokulardaki sinir hücreleri uyarılır. Hücreler bu uyarıları elektrik sinyaline dönüştürür ve beyne iletir. Bu iletim sonucunda ise acı ve ağrı hisseder, dokunduğumuz ya da yediğimiz şeylerin sıcak veya sert olup olmadığını anlar, kaslarımızı kasarak duruma uygun tepkiler veririz.

Eğer yakını görememe sorununun nedeni ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan presbiyobi ise aynı gözde hem yakını görememe hem uzağı görememe bozukluğu olabilir. Presbiyobi ve hipermetrop belirtisi yakındaki nesneleri düzgün görememe olan iki ayrı göz bozukluğu. İki hastalığın ortaya çıkma nedenleri ise birbirinden farklı.

Sayfalar

Konuda Ara